– Bir kuyumcunun vitrininde, bakan herkesin dikkatini çeken harika bir mücevher gibi göz kamaştırmak varken sokakta oynayan çocukların elindeki çamura bulanmış bir misket gibi olmak niye?– Ben mi harika bir mücevher gibi göz kamaştıracağım? Ben kim, mücevher olmak kim? Benim içim küflenmiş, çürümüş; sen kalkmış bana, mücevher olmaktan bahsediyorsun.– Dışarıdan bakınca uzun zamandır kilitli kaldığı için üzeri tozlanmış bir sandık gibi görünüyorsun. Ancak içinde neler olduğunun farkında bile değilsin.Sana düşen, sandığın üzerindeki yıllanmış tozları temizlemek ve onun içinde seni bekleyen muhteşem hazineye ulaşmak. Şimdi sana desem ki elimde o kilidi açacak bir altın anahtar var ve bu kitabı, sandığın kilidini açacak o altın anahtarı sana vermek için yazdım.Hayal ettiğin güzellikleri yaşama yolculuğunda yol arkadaşı olalım mı?
Annesiyle babası kendisine danışmadan onu dünyaya getirdi. Çocukken oyuncaklarını kendisi yapardı. Bazen çamuru biçimlendirip kurutur ve ondan heykel üretir, bazen babasının eski ceketinin cebini çıkarır, içini yünle doldurup ağzını...
Tüm Kitaplarını Gör